tesettür ve insan analizi konu
sizlere bugün tesettür dediki ivice yatana çekti ve, "Benim olursan hiçbir eg derken fısıldıyor, kadınının elbisesini sıymyol'J^" vicdan azabı ve gözyaşlarıyla savaşıp Edwanî;' istemezken duyduğuna inanamadı. İlk defa sin^t,^ etmeyi göze alarak, "Çek elini," dedi ve eline vuiyp,. ni kapattı. Şaşırma sırası Edvvard'taydı çünkü Jayur böyle bir şey beklemiyordu. "Ne?" dedi şaşkınlıkla.^ sinirle yataktan kalkıp, "Hastalığının bana bulaşmasjy temiyorum. Geçene kadar haremde olacağım," dedijjjj rini kaçırmadan.Edward, "Şaka yapıyorsun," dediğinde gerçekten^ kındı. Jaymie daha fazla gülmeden duramayıp, "Hayn dedi ama yatağa zıplayıp Edvvard'ın kollarmda yerine mıştı. "Dinlenmelisin. Sonra her dakika senin olabilirlır, dediyse de Edvvard onu dinlemeyecek kadar istekliyi "Bu çok ayıp, yakalanabiliriz... Hemşire ve doktor antrede 1er, yapma... Rezil olurum," dediyse de Edvvard oralı oton dı. Jaymie dudaklarını ondan çekip, "Sıcacık," dediğaıi Edvvard kahkahayla, "Hadi benim ol," diyerek yine m kandırdı.
Kimse Prens'in üç günlük hafif soğuk algınlığının ne den bir hafta sürdüğüne anlam veremedi. Jaymie bütto günü onun mızmızlıklarıyla ilgilenerek geçiriyor, toı; şikâyet etmiyordu. Edvvard biri geldiğinde yatağa giriyoı kimse yokken Jaymie'nin peşinden ayrılmıyordu.
Gözünün biri açık, yatağa uzanmış pis pis sıntırkea pusuya yatmış ve, "Başım çatlıyor. Ateşim yükseldi" demek için Jaymie'nin mutfaktan çıkmasını bekledi. Jaymie elindeki tabakları hızla mutfağa götürüp bırakh ve telaşla yanına geldi. "Doktor çağıralım," dedi ve panikle telefona uzanırken Edvvard'ın ateşini kontrol etmek için elini aimna koydu. Edvvard ona uzanan elin sahibini usulca belinden tutup yanına çekerken sırıtıyordu. Jay^jt özlerini kısıp
Senin atehin yok, başın da a^rımıytır," dedi rahatlamış bir ^kılde
"Hayır, çok hastayım bak. . Dudaklarım yanıyor," dedi. Onu altına alıp dudaklarını boynunda gezdirmeye başla-dıj^ında, 'Btiyle ateş ölçülmez," dedi Jaymie kıkırdayarak ve tına istekle cevap verdi. Saatler Edvvard'ın Jaymıe'ye doymasına yetmiyordu. Hastalığı uzadıkça uzadı. Babası telaşlanıp onu ziyaret ettiğinde gözlerinden bir şeyi olmadığını anlamış sesini çıkarmazken, Jaymie dikkatini şu an için çekmiyordu.
ÜÇ at/ sonra...
jaymie ve Edvvard'ın arasındaki resmiyet yalnız olduk-lannda kayboluyor, iki âşık birbirlerinde aşkı doya doya yaşıyorlardı. Edvvard genç kadırun bağımlısı olmuş, gözü ondan başka bir şeyi görmüyordu. Jaymie'nin de ondan farkı yoktu. Sarayın gizli kapılarından dışarı çıkıp normal insanların arasına karışıyor, el ele yürüyüş yapıp sinemaya gidiyor, kuytu lokantalarda yemek yiyorlardı. Edvvard en çok Marie'nin yanında Jaymie'ye imalı cümleler kurup onu zor durumda bırakıyordu çünkü Jaymie'nin telaşa kapılıp korkmasını zevkle seyrediyordu.
Edvvard'm hırçınlığı, siniri, o sert tavırları kalmamış; genç kadına taparcasına davranıyordu. Jaymie gerçek dünyayı öğrenirken, Edvvard ondan tevazuyu, merhameti ve sevgiyi öğreniyordu. Jaymie otoritesini ve zorbalıklarını kabullenip âşık olduğu adamın uy’sallığıyla taruşınca, ruhen de kölesi hâline geldi. Edvvard'ın ona aşkla bakışı paha biçilemezdi. Ona duyduğu korku dolu saygı yerini gerçek »aygıya bırakırken, geleceği düşünmek bazen umut dolu.
"Biliyorum ama lütfen hadi kalk," dedi Jaymie, aylardır içini kemiren soruyu sordu. "Jaymie, Benise\f, musun?" dedi gözlerine bakarak. Jaymie birden buzkt,. ve gözlerini kaçırdı. Sessiz kalmak istese de Edward'ınlı, cevap almadan onu rahat bırakmayacağını biliyordu çok tehlikeli bir soru... Hadi kalk artık," dedi kendim adamdan ayınp yataktan kalktı. "Cevap vermedin."
"Buna bir cevabım yok," dedi ve banyoya girdi hıi soyunup kendini suyun altına attı. Tabii duşun kapısmıı açılması gecikmedi. "Edvvard giyinmemişsin," dedi]a\-mie sahte bir şekilde kızarak.
"Giyinik duş alamam..."
"Ama sen sabah duş aldın ki," dedi ve gülümseyerek suyu Edvvard'a tuttu. "Seninle daha güzel," dedi Edwitıi ve onu ince belinden tutup kendine çekti. Jaymie, "Banvo-da bile rahat yok. Çık hadi," dedi kıkırdayarak. Edvvaıâ onu kollarıyla sıkı sıkı sardı ve, "Bu su çok sıcak!" diyerek suyu kapattı ve ellerini kadınının teninde gezdirmeyeba^ ladı.
"Edvv'ard yapma! Geç kalacaksın..."
.»numuzu düşünecek bin varsa o da benim. Cevap vw Uvmie " dedij^inde, "Peki ya s«-n?" dedi Jaymıe Fd-wanl K'kk'nmeyen bu soruyla afalladı. "Ben. . Ben bt>l-k rtmıuv muyum?" diye sordu nulümseyerek laymie <0Khı^ soruya pişman olmuş, yine geçmemesi gereken çupM aşmıştı. Tamam âşık olduftu adamla ilgili hayalle-n ıtnlı ama imkânsızlığını bilecek kadar da gerçekçiydi.tesettür “Brti zaten bilmek istemiyorum. Yeter gerçekten ellerim bumştu, çıkalım" dedi huzursuzca. Edıvard onu duvarla kmdı arasına sıkıştırdı. Bir-iki saniye gözlerine baktı ve ■Seni seviyorum Jaymie. Seni deli gibi seviyorum. Senden ««zgeçtneve hiç niyetim yok. Ne gerekiyorsa yaparım anlı-for musun'’ Bilmek istediğim bunu sen de istiyor musun?" (Mı arzuvla. Jaymie gözlerinden akan yaşlar yüzündeki « d«nlalanna karışırken daha gerçekçiydi. "Kimse asil kanının benimle kirlenmesine razı olmaz. Ben senin kadar cnur olamam. Belki ilerde başka bir şekilde görüşebiliriz ■na bu delilik!"
Edıvard dudaklarına eğilirken, "Dudakların delilik, te-mndehlık, benim olan her yerin delilik ve sen buna değer-siç' dediğinde Jaymie mutluluktan gözyaşı döküyordu. Umutsuz ama mutlu olarak onu kavrayan bedene teslim oldu ve ilk kez sarılır gibi sarıldı aşkın kollarına... Aşklan IMmlenndeki özgür sevişmeleri gibi artık dile gelmiş, kebirine dökülmüştü.
Jaymie, geçirdikleri aşk dolu dakikalann ardından Edw«d’ m hızla hazırlanıp çıkmasına yardım etti ve ders için masaya oturdu. Kararını vermişti geciktiği •avına girip kazanacak ve Edvvard'a söylı*vecek onunla Ma özgür bir şekilde görüşecekti. Kitap saytalannı çevir %arada telefon çaldı. "Köle Jaymie," diyerek aç'tı teleto-
nu. Bir kadın telaşlı bir sesle ona Marie'nin diKh durumunun ciddi olduğunu söylediğinde ireden çıktı ve koşarak hareme geldi. Haremin kS nöbetçilerin olmaması, o panikle dikkatini çekm^ girdiğinde günün en kalabalık zamanı olmasın ^ içeride kimse yoktu. Aptalca etrafa baktı ve MaıVr^ sma gitti. Oradada kimse yoktu. Akima saraymi^ kanadı geldi. Hızla haremin kapısına yöneldi. Kapu^ nu çevirmeye çalıştığmda kilitli olduğunu anladım^ smda birini hissedip döndü. Karşısmdaki adam maskeyle gizlemiş Jaymie'ye bakıyordu. Jaymie kod^ yutkundu.
"Selam! Adm JavTiüe olmalı söyledikleri kadar ^ sin..."
"Ne istiyorsun? Yüzün neden kapalı?"
"Sen o güzel kafam bunlara yorma... Düşünecek da önemli şeylerin var," dedi maskeli adam ve üzerine dop gelmeye başladığında JavTnie geriye doğru adım ahyott "Neymiş?" dedi Jaymie korkuyla.
"Burnunun bundan sonra ne kadar çirkin görünecek yüzündeki izlerin ne zaman geçeceğini, hatta beden»! kınlan kemiklerin ne kadar zamanda iyileşeceğini dû? nebilirsin."
"Neden?” dedi Jaymie ve o sırada kaçmasında yardıs olacak bir şeyler bulmak adma sağına soluna baktı.
"Prens'ten uzak durma eğitimin yanm kalmış, onu» marnlamam istendi," dediğinde Jaymie iyice gerileme» başladı ve neredeyse arkasmı dönmüş koşacak dunımdi' dı. Harem kapısını tekrar zorladı ama kapı açılmadı. AÜ na Marie'nin odası geldi oradan mutfak tarafına ve batvf ye açılan bir kapı vardı. Hızla oraya koşmaya başladığın* arkasındaki adamın kahkahaları titriyordu.
lavmuMi hı/U \ ere s.ıvııılmuylıı Adam k.ıhk«hayl« »Mia ıı/.ındı ve Korkma gü«?lıın, bira/ ı aıun yaruı .»* ama m'iii oldurnvevecej^ıın," dıveo'k Jaymie'yı t*^ın .itn (utup vrn1ı*n st»kercesiru- kaldırdı laymie t an aa»ıvla şiarını ka\ tavan ellere tutumlu ve aı ıvla inledi O «ırada «tam ceketinin cebinden bir ^ey çık.ırmakla uf^raşmaya dddı lavmnıe var güouvle adamın bacak arasına tekme at-lı^(a«da acıyla kıvranma sırası adamdaydı. Adamın canının ramvısma tepkisi gecikmedi. Yumrulu Jaymie'nın çene-burnu arasına isabet ettiğinde kadının duvara çarpıp «w yapışması sanı\*eler sürdü.
ı>) dakika önce Marlon saray bahçesinde muhafızlan denetlerken gelen telefonla Jaymie'nin Prens'in dairesinden çıktığı haberini aldı. Bir süredir Edvvard'ın emriyle Imme'yi özel olarak izlettiriyor ama kendi ikisinin de iyi-i|ı açısından uzak duruyordu. Belki de kabullenmeyi ya-inufdu için için... Jaymie'de seviyordu, Prens'i biliyordu «eı^ aa tarafı Edvvard mutluydu ve deli gibi âşıktı. On-hn yüzlerce kere göz göze, diz dize, el ele görmüş, dışan gtekian akşamlar bizzat güvenliklerini sağlamışh.
Telefondaki muhafız daire kapısında bekleyen güven-liimnden Jaymie'nin daireden koşarak çıktığı bilgisini ıhnş «Mira hızla kameradan yerini öğrenmişti. Marlon'a ImHenin hareme girdiği bilgisini verip kapattığında Idalon bir-ikı saniye sonra, "Bugün haremde kimse yok. Hokcc piknikte," diye anımsadı ve hı/la hareme vöneUlı. Ytffudûkçe adımlan daha da hızlandı. Hareme geldığın-^lamn kapısının kilitli oluşu onu durdurmadı. Hiç du lİMMden tekmeyle kırarak içeri girdi İçindeki kotu tu» |d«fk büyümüş delirmek u/ereydı I İaremin kuzev la «fcndan gelen ne olduğunu anlayamaıiığı gutultuleıiv o •»di doğru koştu. Marıe'nin odasının önüne vardığııula-tesettür sundu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder