tesettür ve insan analizi bilgisi
tesettür diyokri Edvvard önünde diz çöken kadına aldırmada/" bara geçip yüksek sandalyeye oturdu ve kendine " durdu. Onun bu kayıtsızlığı Lisa'nın iyice sinınne^ muştu. Sabırlı olmalıydı dizlerinin üzerinden kalkıp ' na geldi. "Yalvarırım acıma bir son verin. O kız bir "Dikkatli ol Lisa!" dedi Edvvard sertçe."Ben her şeyimi size vermeye razıyım, lütfen efenj. Yatağım, ruhum, aşkım her şeyim size ait..."
"Saraya taşınmama izin verin, size kendimi sevdirebi rim," dediğinde Edvvard gözlerini devirdi.
"Saraya taşınman benim hareketlerimi kısıtlamaz Lbj Yine üzülen sen olursun," dedi Edvvard bunalmış, bardar kalkmıştı. Lisa önüne geçip genç adamın tişörtünün üze^ rinden ellerini göğsünde tahrik etmek ister gibi dolaştırd ve eli aşağılara eşofmanından içeri kaydı.
"Yakınında olmak beni üzmez," dedi ve dudakların genç adamın boynunda gezdirdi. Edvvard sıkmtıyla ondaı uzaklaşbğmda Lisa aşağılanmanın en büyüğünü yaşıyor du.tesettür "O ucuz beş para etmeyen, güzelliğin sizi ne hâle getirdiğini görmüyor musunuz? Herkesin dilindesiniz. Bana ve kurula, hatta babanıza nasıl hesap vereceksiniz?" diye haykıran Lisa'ya Edvvard, "Kimseye hesap vermeyeceğim bunu sen de göreceksin sevgili nişanlım. Şimdi derhal dairemi terket ve ben söyleyene kadar buraya adım atma. Buraya taşınmak ya da taşınmamak sana kalmış ama sakın bir daha çizgiyi aşma," dedi sinirle. Lisa'ya karşı anlayışlı olmaya çalışsa da işe yaramayacağını biliyordu. Onu kolundan tuttuğu gibi dairenin çıkış kapısına yönlendirdi ve kapıyı açıp ittirdi. "Söylediklerimi sakın unutma Lisa yoksa hayatını cehenneme çeviririm," dedi ve kapıyı kapattı
KuUkiannıi.t \ ankıtarm'i>r ruhu daralıvt^rdu. Tek istedi-j^ı kardeşu le buradan kas'ip kurtulmaktı. Ablama isteğini bastırmak ilk defa bu katlar /ordu. Burnu kı^armış gözleri dolu dolu her tarah on dakikanın i«;ınde toplamış kapıdan giıvn l^dıvard ı gvsruncv ava^a kalkıp selam verdi. Edward hK-bır şe\ demt'dt'n gelip önünde bir-iki saniye durdu. Sonra u/anıp elim a\ ucunun arasına alıp parmak-lannı parmaklarına kont*tltxlı \e kendine »,'ektı. )avmie'nin başı önde Edward viızunu gotvmivordıı. Kendiyle birlikte onuyatajia yönlendirdi ve îa\ mıe'nin kucağına oturmasmı şaklayarak oturdu. C«ulumst'\ert'k. "Bövle daha iyi," dedi w huzuru bulmak adına \-\izunü bo\Tiuna gömüp koklamaya başladı. |a\ mie, .Acıkmış olmalısınız. İzninizle kcih-valtınızı bugün ben hazırla\ avım," dedi duruca. Edward boynundaki yüzünü hayır anlamında salladı, jay'mie yine rrsmileşmış kendini kommava almıştı. Tabii Edvvard artık kendinden, aşkından ve olacaklardan emindi.
Ben sende huzur buluvorum, bunu biliyorsun, değil mi’" dediğinde Javmie anlaynş dolu sesiyle ilk defa t£uıışı-n>rdu. Gözleri gözlerine değdiğinde hemen çekti ve sessiz kaldı.
‘Sen de sorun yaratma olur mu?" dediğinde Jay'mie 'Peki efendim,” dedi. Edu and derin bir nefes aldı ve sakin-oejavmie'nin yüzünü kendine çevirdi “Anlamadım?" dedi gözleri dudaklarına kayarak. |ay mie ağlamak üzereydi. Edvvard vazgeçmiyordu ve bu saatten sonra vazgeçmeyecekti çünkü Javmie'nin ona olan aşkını öğrenmişh. Bundan sonra ne .sınır taruyacak ne laymie’nin resmi davranmasına izin verecekti, javmie ona daha fazla bağlanmaktan korktu. Sonu uçurumdu. Sonu avnlık aasıyla yanmaktı. "Benim tuvalete gitmem lazım,* dedi kaçış olarak ve kucağın-kalkmak isteyime Edyvard bırakmadı ve ' Havtrî İlk «Ke aramızdaki konuyeı halletmeliy i/" dedi dudaklanna
bakarak. Ciddiyetsiz, bir o kadar sakind "Ben anlamıyorum efendim," dedijayn^jç çırarak.
"Sana dün geceki gibi anlatmamı ister misiı^) sil kölen hâline getirdiğini, inlemelerini, iniç^ teninin tadını, cennetin suyunu nasıl kana kar^^ devam ederken Jaymie daha fazla konuşmaması le Edvvard'ın ağzını kapattı ve pes edercesine, dedi utançla. Edvvard avuç içini öptü ve elini çekti. "Hadi beni sabahki gibi öp. İnan bana bütün| ninle öpüşebilirim," dedi gülümseyerek.
Jaymie'nin dudaklarına uzanıp öperken sabahki
ligi bulamadı. Jaymie allak bullak artık işin içinden çk | mıyordu. Elini soktuğu ateş Edvvard'm kalbiydi vebujid 1 sadece onu değil kardeşini de yakabilirdi. Genç adamak i yanmak, aşkını reddetmek ısrarına dayanabilmek o kaıiı j zordu ki...
"Hadi bana güzel bir şey söyle," dedi Edvvard bir çocıi gibi.tesettür Jaymie gözlerine baktı ve ne söyleyeceğini bilemedi "Benim söyleyecek bir şeyim yok efendim..."
Edvvard, "İnatçısın ve bu beni deli ediyor," dedi. ]» mie sessiz kaldı ve kibirli Prens yenilmiş, artık bayni teslim eder gibiydi. "Hislerimi ve isteklerimi anladığm eminim. Ben..." dedi ve Jaymie korkuyla daha fazla konuş masını engellemek için, "Emredin efendim," dedi. Edvvatû kolunu sıkıp sertçe kendine çekti. "Benimle oynama!" dedi sinirle. Jaymie itiraf eder gibi, "Ben aramızdaki resmiyet» kalkmasım istemiyorum," dedi sesindeki isyanı belli ederek. Edvvard ilk defa duru sesiyle sizler bizler olmadan konuşmasıyla mutlu oldu.
"Neden? Bence hiç resmi değiliz, kucağımdasın."
ı>tı\ı»mm, ılı\lı vv I livvard ıludaklarına ej^ılılt v« a^la öptü Ijymu' ı\ın içinde bando lakımı kurulımif fe»*ıv«l (lu/ıTilivordu ama o sessı/*lı Marie aklına ıteidıj^ındr ııuklaşıp bu konuşmayı y»)k saymaktı niyeti kalkmaya nıvvlk'ndı^ınde Edvvard gülümsedi ve yine oıuı kollarına haps«‘ttı. "S»'iu saatlerce kucaji^ırnda tutabilirim Bu konu-\Ti halletmeln 17,” dedi Edvs ard. 'Efendim halledilecek bir konu yok. Bt*n bir köleyim. Sı/ ne isterseniz yapmaya çalışıyorum ama sınırlarımı korumalıyım. Lütfen daha fazlasını istemeyin," dedi çaresizav "Smır?" dedi Edvvard ciddiyetle, jaymie, "Biliyorsunuz ışteve ben çaresizim... Beni kandırmak sizin için çok kolay ve istekleriniz beni korkutuyor."
“Dudaklann mı sınır? Yoksa bayıldığım tadın mı? Yok-M kalbin mi? Söyle Jaymie bu sence mantıkb mı?" dediğinde Javmie titremeye başlamış konuşma iyice sarpa sanyor-du ‘Mantık yürütmek bir kölenin işi değil efendim," dedi resmiyetle.
*0 zaman bırak, ben mantıklı olanı yapayım."
"Mantıklı hareket etmiyorsunuz ama..." dedi Jaymie symüa ve, "Ben korkuyorum," dedi. Gözleri dolmuş çıkmazdaydı.
"Neden korkuyorsun, benden mi?" dedi Edvvard. Jamie'yle ilk dafa bu kadar samimi bir konuşma içersindeydiler ve o kuş olup uçabilirdi.
"Korkuyor gibi mi duruyorum," dedi Jaymie kendi de söylediğine şaşırarak Edvvard kahkahalarla ona sarıldı. 'İnediğın kadar reddet. Umurumda değil," dedi kevılle. 'Yani vazgeçmeyeceksiniz," dedi Jaymie.
"Hayır ve sen bana evet diyeceksin," dedi sıntarak. Jıymıe'nin aşk itirafı dudaklarında titreşiyor ağ/ııutan Çâmak için fırsat kolluyordu. Pes erinesi gtH.ikmedı Kula-İM ağılıp belli belirsiz, bir
Marie bile..." dedi, bdvvard şaşırmıştı her Marie'den mi korkuyordu? Kahkahasında mutluluğu... Gizli gizli iş çevirir gibi söylenen bu' içi içine sığmadı. "Söz kimseye söylemem," ded^ koca Prens'i bir çocuk gibi mutlu görmenin şaci'*' yaşıyordu. Onu şimdiye kadar böyle keyifle güiç^ görmemişti. Edvvard onu içine sokar gibi sarıldı ve, beni sabahki gibi öper misin? Devamını merak ediyor^., dedi, jaymie utançla, "Öpücükler ısmarlanmaz ki , ve gözlerini kaçırdı. Edvvard bir kere daha kahkahavlat daklarına uzanıp onu arzuyla öpmeye başladığında)}, mie çoktan ona kapılmış şortunu çıkarıyordu. Edıvard#.. yatağa uzatıp düğmeye bastığında gün ışığı iyice odavu; dınlatır oldu. Jaymie tedirgin olmuş panjurları kapatıp için gözlerine bakıyordu. Edvvard, "Her yerini istiyonm, dedi anlamış gibi. Jaymie "Kahvaltı?" dedi çekinerek.
"Hayır," dedi ve kadınını usul usul soydu. Herzeı resinde gezen gözleri bu defa şehvetin yanında huzuıt aşkı ve merhameti barındırıyordu. Kadının yatağa uzar masını sağlayıp hızla kendi üzerindekilerden kurtuldu« her öpüşünde aşkını fısıldıyarak bedenine, kalbiyle sahç oldu. Ruhuyla sevişip aşkını akıttı, tüm ruhuna...
Birbirlerinde dinlenirken Edvvard, "Çok aaktım," dei genç kadını üzerine çekerek. "Ben hemen bir şeyler hamlarım efendim," dedi Jaymie ve kollarından sıyrılmak isr tedi. Edvvard onu belinden sardı ve, "Beraber hazırlan! Dinlenmeli ve kilo almalısın. Seni çok yoruyorum," dedi muzipçe. Jaymie şaşırmış ama yorgun olduğu bir gerçekti Bütün bedeni zevkle yoruluyor, Edvvard onu yüksek dağlardan aşağı paraşütsüz uçuruyordu. Ya Edvvard? Merakı içini kemirmeye başlamıştı bile. Edvvard bir sürü kadınla beraber ıdmuştu ve bunun canlı şahidi Jaymie'ydi
Sız oturun efendim, ben hcizırlarım. Bu kadarı yeter-k..’dedi panikle. Edvvard Jaymie'nin panik, şaşkın hâlinin kevhnı sürmek adına sesini çıkarmadı. Masaya oturdukla-mda, "Lütfen" dedi Edvvard alayla ve Jaymie'nin çayını kovdu. Eline ekmek alıp sevdiğini bildiği reçelden sürdü. "Tlendim beni utandırıyorsunuz," dedi Jaymie kıpkırmı-a bir hâlde. Edvvard bunu bekler gibi zevkle, "Jaymie bir ijlıa bana efendim dersen, Marie'ye aramızdaki her şeyi aıiatmm," dedi ve Jaymie'ye reçelli ekmeği uzattı. Javmie, Mane'nin ona avaz avaz bağırdığını hayal ettiğinde tüyleri vperdi.
'Peki ef..." dedi ve sustu. Edvvard masada Jaymie'ye b» prensesmiş gibi davranıyordu. Genç kız sessiz kalıyor, fuzune bakamıyordu. Kahvaltı bitmiş Edvvard toplamakta »M yardım ettiğinde Jaymie sudan çıkmış balık gibiydi. Mward butun gün Jaymie'yi konuşturmak için uğraşmış ••riıklennı söylettiğinde rahatlamıştı.tesettür Öğle yemeğinde ^TBue'yi mutfak masasına oturtup ona kendi elleriyle tost 5«pması saatler sürdüğünde hiç yuksünmedı Havalında ik (trfa kendini bu kadar huzur dolu ve mutlu his.s«‘ttı Tutiannı terasın balkonunda yedikten soma viğlen güne-
tiirdıı tdward gitmemek için elinden geleni yaparken Jay-mie onun hazırlanması için elinden geleni yaph. Kapıdan çıkarken. "Görüşürüz Jaymıe," dedi kasten ve bekledi. ]ay-mıeaptalca neden gitmediğini sorarca suratına bakıyordu. "Söyle!" dediğinde gülüyordu ama sesindeki sertlik belli oluyordu.
*îyıeğlenceler..." dedi Jaymie ne diyebilirdi ki? Tabii bu Edward için yeterli değildi "Evet?" dediğinde "Görüşürüz.’ dedi Jaymie aptalca. "Görüşürüz ne? Benim bir adım var w dudaklarına çok yakışıyor."
‘Görüşürüz... Edvvard" dediğinde genç adamın dudak-lanna yapışması bir oldu.
Usa yanında ona parfüm sıkan nedimesine, "Yavaş beni boj;ma!" diye bağınyor, adeta öfkesini çıkanyordu. Balo kapısının önünde EdvvardTn gelmesini beklemek kendisini aşağılanmış hissettiriyordu. Kraliçe yanına gelip, "Köle-smin koynundan çıkamamıştır," dedi kinayeyle.
1 ısa, "Lütfen daha fazla üstüme gelmeyin," dedi sinirle.
‘Amaam seni üzmek değil, gözünü açmak sevgili Lisâ,* dedi Kraliçe. Elindeki yelpazeyi ustalıkla sallarken, yüzüne vuran serinliği soluyordu ve zehirli kelimelerinin Lisa nın üzerinde işe yaraması için dua ediyordu.
"Sizin sayenizde gözüm yeterince agldt ama..."
"...Ama ondan korkuyorsun." dedi Kraliçe konuşmasını yanda bölerek.
'Evet, onu bilirsiniz bir şeyleri hissettirmeden ilerlemem gerekecek."
"Ben denedim. İnan bana hayatım, işin çok zor. Köle gözlerini kör etmiş. Aldığım duyumlara göre bir gece birlikle dışan bile çıkmışlar."
"Bu bir skandal!" dedi Lisa dehşetle.tesettür sundu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder