tesettür ve insan analizi bilgi
tesettür diyokri ne /am.ın batıracağı K-llı olmuyordu Pamuklara sarıp öpüp okraması ile bağırıp-ı canını yakması arasında saniye ler vardı Çaresizce Prens’m arkasından salona gc\ti. Ed-ward (inlinde arkasında dolanan Jaymie'yi yok farz etmeye çalıştıkla çıkmaza giriyordu. Amaçsızca televizyonu açtı ve koltuğa oturdu. Onun oturmasıyla jaymie tekli koltukta ohırmuş pencereden Daisyle gidecekleri şehirleri hayal ediyordu. Hemşirelik okuyabileceği altı yedi şehir vardı. Büyük şehirleri istiyordu çünkü kaybettiği yıllara hayatın hızlı aktığı bu şehirlerde yetişebilecekti.Yanm saat geçti geçmedi Edvvard televizyonu kapattı ve yalak odasına geçmek için yerinden kalktı. Jaymie o kalkar kalkmaz hızla kalktı ve peşine takıldı.tesettür Tam Edvvard yatak odasına girmek üzereydi ki, "Seni yanımda istemiyorum," dedi ve yatak odasına girip kapıyı hızla yüzüne kapattı. Jaymie bir-iki saniye aptalca bakakaldı ve odasına jjıttı. Sinirlenmiş yine kırgındı. Şortunu ve askılı atletini giyip saçlarını tepeden topladı. Ağlamasını bastırdı ve, "Çok da umurumda," diye seslice söylendi. Kardeşinin yîmma sıkışıp güzlerini kapattı ve olumsuz şeyleri düşünmeyi bir kenara bırakıp geleceğe dair hayallerini planlamaya devam etti. On dakika olmuş Jaymie uyumak üzereyköi bpısı çaldı. Hızla kalkıp kapıyı açtığında karşısında Ma-ne duruyordu. Marie neden geldiğini unutup korkuyla, "Senin burada ne işin var? EdvvardTn yanında olmalıydın. Delirdin mi? Nasıl böyle bir hata yaparsın? Hem de bugün olanlardan sonra!" dedi bir solukta.
"Marie, o beni yanında istemediğini söyledi."
"Ah benim saf kızım, çabuk yanma git ve orada yat. Jaymie odalık gibi düşün olur mu? Biliyorum zor ama yapacak bir şey yok. Bugünkü hâlini unuttun mu? Delirmiş jçibiydi. Ya seni satarsa o zaman ne yaparız? Satılan köle özgürlüğünü hak etse bile ancak iki yılın sonunda ö/gur
mıvordu Nasıl homen de uyumuştu. Sinir oldu Yatakta dımdu durdu, onu kollarına alma isteğini bastırmak istedi wtelevi/vonu aytı Bir süre stmra yatağın içinde uzanmış »ksiyon dolu film ılgi.sini çekmişti. Jaymie televizyon giı-rüllıısuvle uyanmış, Prens'in yanında olduğu aklından çıkmıştı. Hırsla televizyonun aydınlattığı yatakta doğruldu ve gözlerini bile açma zahmeti duymadı.
Kapat şunu vaaa... Gecenin bir yarısı oldu. Kapat ve uvu," dedi ve hızla uzanıp yastığı başına çekti. Edvvard bır-iki saniye geçirdiği şaşkınlık dalgalanmasından sonra gülümsemesine engel olamadı. Televizyonu kapatıp, lavmie'nin kafasını örten yastığı usulca kaldırdı ve kulaca eğildi.
'Kapattım Prenses, başka bir emriniz var mı?" diye fısıldarken Jaymie'nin gözleri adeta pörtledi. Her şey birden anlam kazandı. Kendi odasına değildi. Kardeşi televizyon seyTetmiyordu. İçinden, "Bu sefer beni kesin öldürecek," dediğinde hızla doğruldu. Onun bu hızına Edvvard'ta sıçradı. Saçı başı birbirine girmiş, korkuyla yatağın içinde küçücük kalmış, uykusu açılmış cin gibiydi.
“Ben size söylemedim. Burada uyuduğumu bilmiyordum. Yani biliyorum da unutmuşum. Özür dilerim gerçekten affedin efendim," diyerek nefes almadan konuşurken vine yüzünün rengi kaybolmuştu. Edvvard hâline gülümserken eliyle yüzünü örten saçlarından onu kurtardı ve ^na giren bir tutam saçı usulca çekti. Pembe dolgun dudaklardan ruhuna inmek istercesine yine ve yine onu öpmekten başka bir şey düşünemiyordu. Yer gök jaymie'nın ona sunacağı aşkı beklemek olmuştu. Belinden kavrayıp genç kadının dudaklarına usulca sokuldu. Aşkı solur gibi nefesi değişmiş derinleşmişti, jaymie ona uzanan dudak-lan karşılarken tedirgindi ta ki yumuşak öpüşler benliğini Mrana dek... Edvvard için dudaklarının ucundan ruhuna
"Ben... biraz beklemek istiyorum," dedi başı kek bir ceylan gibi. Edvvard yine reddediliyor bu rurunu düşünemeyecek kadar meraklıydı.
"Neyi?" dedi dudaklarına uzanırken Jaymie vinci», dini çekti ve, "Dün gecenin sizin teninizden silinmesin, dedi bir nefeste. Prens'in gözlerine bakıyor, bakışlannıb& ki de ilk defa kaçırmıyordu. Tedirgindi bakışlan amaluı gınhğı belliydi. Edvvard şoke olmuş ama içi içine sığmayı cak kadar mutluydu. Parmakları Jaymie'nin dudaklanndi gezerken, "Başka kadınlarla birlikte olmamı istemiyoısu, dedi kadmına aşkla bakarken ve bu bir soruydu, jaymit kurduğu cümlelerle yine pişmandı ama inkâr etmedi. M-ward kulağına eğilip, "İnan bana çok uzun zamandır dv-daklarmda kaybolduğum tek kadın sensin. Dün gece o kadınlara dokunmadım," diye fısıldadı. Jaymie duydukla-nmn etkisiyle kasılıp kalmıştı. Edvvard mutlulukla devam etti. "Rahatla Jaymie yoksa seni nasıl rahatlattığımı ikimu de biliyoruz," dedi arzuyla.
Jaymie ne dediğini anlamış utanandan morarmış p-biydi. Genç adamın dudakları usul usul boynunda dolaşmaya başladığmda parmakları Edvvard'ın saçlarmın arasında dolanıyordu. Tabii gerçekler aklında yankı yaparken bir arada bir derede araftaydı. Teninde kaybolan adama kendini bastırırken, "Yapmayalım. Bu yanlış ben...tesettür" diyebildi istercesine. İpek dokunuşlarım,
"Direnme Jaymie, istiyorsun ve daha fazlasını alacaksın," dedi Edward, artık kalbi gibi aklı da Jaymie'yi kabullenmeye başlamış gittikçe rahatlıyordu. “Lütfen efendim!" dedi Jaymie yalvarırcasına ve genç adamdan kurtarabildi^ kadar kendini kurtarıp doğruldu. Onun doğrulmasıyla Edvvard'ta dizlerinin üzerine kalktı. Devasa bedeni laymie'nin nefes kadar yakınında dikildiğinde genç kızın direnmesi boşunaydı. Kurallara uymak aklının uçurumdan atlayıp çoktan kendini yok etmişti çünkü Edward sınır tanımıyor bir zehir gibi kanına işliyordu. "İstiyorsun," dedi ve dudaklarına uzandı. Nefesi kesilene Jaymie'nin ikna olduğundan emin olana kadar ayrılmadı. Aşkını döktü dudaklarından ruhuna inen sessiz temasla... Nefessiz kaldığında tek bir kelime anlam kazandı aralarında, "Be-nımsin!" dedi ve Edvvard gözlerine baktı ve direnmesine aldırmadan onu atletinden kurtardı. Göğüsleri açıkta kalırken, genç adamın elleri sırtını sarmış usulca onu yata-|ta uzahp üzerine uzanıyordu. Elleri dolgun göğüslerde dolanmaya başladığında Jaymie, "Lütfen... Bunun bir sonu vok!" dedi isyanla kıvnlıyor, bacaklarını açıp sahibine ver açıyordu. Omuzları, boynu, göğüsleri genç adamın parmaklarının doğrultusunda dudaklarından nasibini aldığında, "Sonun benim," diye inleyen adama karşı bile çıkamadı. Edvvard'ın, arzu rehberi olmuş, aşkı ona yol gös-tenvordu.
Genç kadının şortunu elleriyle indirirken kamında dolanan dudaklan başka diyarların özlemiyle kavmluyordu. Parmaklan dudaklarının yolunu belirlerken Jaymie utançla kamından aşağılara inen genç adamı çenesinden tutup kendine çekti ve dudaklarını buldu. Edvvard onun nefesini kesene kadar öptü ve gülümsedi. "İstiyorum... Özledim," <ledi. Genç adamın gözleri
Ijv-ınie sabah altı gibi gözlerini açtı^nda aklında, "Aş-lanı' kelimesi yankılanırken sessiz bir mutlulukla, Tan-dedi tedirgin ama gülümseyerek. Daha gün yeni jvdınlanmış erkenden uyanmıştı. Yatağın içinde doğruldu ^yavaşça kalkacakken Edvvard, "Nereye?" diye çatlamış ^ne aldırmadan onu kendine çekip koklayarak sarıldı.
"Günaydın efendim," dedi Jaymie sarılmalarına karalık verirken. Edvvard onu çoktan altına almış gözlerine (Kİav-ordu ve mavinin griye karıştığı bakışları beklenti Joluvdu Dudağına sıcaak bir buse kondurdu ve, "Hadi tana güzel bir şey söyle," dedi ve yüzünü boynundaki küçük lekeye gömdü.
lavmie ne diyeceğini bilemedi. Çok şey vardı ama hiçbir şev yoktu. Köleydi Jaymie. Bir sırdı aşkı ve kelimelere gerek voktu. Dudaklarıyla dudaklarına söylüyordu kulaklın yenne. En büyülü meltem rüzgârını üfleyen bir aşk ru/gânydı aşkının dudakları. Kalpten soluk almakh öpüşmek onunla. Hangi kelimeyi hangi heceyle birleştirse de yasaklıydı konuşmak... Çareydi ruhundaki sözleri dudak-lanndan akıtmak.
Hadi," dedi Edvvard istek aklına kanşmış bütün benlikle arzuluvordu. Teninde dolandığı parmaklarına avuç-iarmı eklerken Jaymie gülümsedi ve kulağına eğildi "Dün gece çok güzeldi. Lütfen aramızda kalsın," diye fısıldadı. Edvvard vüzüne yayılan mutlulukla, "Ben bir şey duymadan, görmedim zaten," dedi ve Jaymie'yi sardı.tesettür "Kalkmaydım, biraz daha uyuyalım," dediğinde Jaymie ona daha çok sokuldu ve gözlerini kapattı. Edvvard onun kollarım ®oynuna doladı ve daha bir kadınına gömülürken kolla-'’ndâ bıraktığı izleri silmek istercesine dudakları usul usul ■o*fuklarda gezdi. İçin için kendine lanet yağdırdı ve aş-** huzurunda gözlerini kapatıp uykuya daldı.
öğlen saat iki olmusj javmie ışıldayan g açtığında ona sarılan genç ad..mm hiçkıpir^^^''\ şündü ve gülümsedi, idleriyle terleyen alnın^^ kaçılmıyordu, artık biliyordu. Teslim olmak'|^^ liğiyle onu sarmak aşkına cevap verme isteğiyim'* dudaklarına eğilip onu kışkırtarak öpmeye baş^ ' daki iri beden uyanmış ince belini sararken, buldu ve kulağına eğilip, “Günaydın," dedi kıkırjb^ Edward'm ona cevap vermesi gecikmedi. Aşkla öpüi^' nü biliyor, içi eriyordu. Elleri kalçalarını bulmuş, sevişme yine aşklarına tercümandı.
Jaymie onu uzun uzun öperken nefes almak nldığında Edward onu altına almak üzereydi. Gözler açtığında tekti koltukta oturan kişiyi görünce şoke 4 Yerinden sıçrayıp üzerine çarşafı çekmesi bir oldu. Edvıt, bir-iki saniye neler olduğunu anlamaya çalışh ve yatakit çırpınarak kalkmaya çalışan Jaymie'yi bileğinden yakiiz yıp, "Ne oldu?" dedi huzursuzca ve o anda gördüğükışv le kan beynine sıçradı.
"Lisa!" dedi şaşkın bir o kadar öfkeyle.
"Evet, Prensim çok üzdüğünüz nişanimız," dedi Lii gözleri öldürürcesine Jaymie'ye bakarak. İçinden haykırc casına hakaret etmek geçerken korkusundan cesaret miyordu. Jaymie'nin kolu EdvvardTn etinde yine çares yine gözleri dolu doluydu ve yine rüya gibi geçen ga'eraı ertesiydi. Devamlı canı yanıyordu. Lisa'ya söylediği yalaB lar ortaya çıkmıştı. Edward sinirlenmiş burnundan solut ken, "Lisa çık dışarı!" diye bağırdı ama bu bir işe yaramadı Lisa ayağa kalkıp elleri yumruk olmuş öfkesini kusmayi hazır bir şekilde yatağın başında dikildi, jaymie ağlama üzereydi ve bileğini Edvvard'tan kurtaramıyordu. Koşa rak uzaklaşıp bu utançtan kaçmak tek arzusuvdu. Lisi "Gitmesi gereken o! Defol! Yalancı seni ikiyüzlü, rivâkal
sürtük," diye haykırdı nefretle. Edvvard bu lafın üzerine çıplak bedeniyle kalktı yataktan ve Lisa'nın tepesine dikilip, "Usa kendine gel! Çık dışarı!" diye bağırdı. "Ben senin nişani inim! Yakında karın olacağım, bu rezilliklere bir «n vermelisin! Seni öpüyor ve seninle uyuyor... Bu kabul edilemez!" diye haykırdı. Edvv'ard, "Haddini bil!" diyerek Usa ya attığı tokatla yere düşmesine sebep oldu. Lisa'nın susmaya niyeti yoktu. "Ben bunu hak etmiyorum," diyen kadını Edvvard yerden sökercesine kaldırdı ve sürükleye-rekdışan çıkardı. Jaymie şoke olmuş titriyordu. Üzerine aldı^ çarşafla bir-iki saniye öylece kalakaldı. Yataktan çıka-madan Edvvard hızla odaya girip yanına geldi. Paniklemiş ne yapacağını bilmeyen Jaymie'yi kollarına alıp gülümsedi ve, "Senden başka hiçbir şey umurumda değil, anlıyor musun?" dedi çenesinden kaldırıp beyazlaşmış yüzüne baktı. )aymie, imkânsızlığı bir kere daha ruhunda hissetmişti. Hangi akla hizmet aşkını yaşamak istemişti ki... Bir kere daha köleliğe sığınmaktan başka çaresi yoktu. Aptal olan, anlamamakta ısrar eden kalbiydi ve kalbini dinlemek hataydı... Sesini düzenledi ve sesini soğuk tutabildiği kadar, “Sorun değil efendim siz nasıl isterseniz," dedi genç adama bakamadan. Edvvard, "Jaymie bir de seninle uğraşmak istemiyorum, kes şunu," dedi serzenişle. Jaymie hiç sesini çıkarmadı ve kollarından sıyrıldı. "Giyinmeliyim," dedi Edvvard ve Jaymie hızla tişört ve eşofman getirdi. Genç adam giyinirken Jaymie etrafı toplama bahanesinin altına a^nrnış gözyaşlannı yine saklıyordu. Edvvard aralarına vıneduvarlar ören Jaymie'yle daha sonra ilgilenecekti. Antreye gktığında Lisa sinirden kudurmuş, duvardan duvara öortdönüyor, kızarmış yanağını tutuyordu. Prens'i görünce hızla önünde diz çöktü ve, "Prensim affedin, kıskançlık heni ele geçiriyor. Ona kapılmanızdan korkuyorum, lütfen «uı kendinizden uzaklaştınn! Gönderin onu...tesettür sundu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder