tesettür ve insan analizi
tesettür diyorki onu kollarına aldı. Jaymic onu binlerce kere ki” uğratan adamın şirin bakışlarını görünce yüz^^ S ' atmak istedi. Tabii bu imkânsızlar listesindeydi N , haber bekliyor efendim," dedi olabildiğince norm^ı^ ' ya çalışarak. Edvvard onun tavırlarındaki kınlmışii^'" yabiliyordu ve bu onun için umuttu. Olanları, dün^^ içindeki belirsizliği bir kenara bırakmak tek iste^ydn^ yüzden Jaymie'ye neden üzerinde köle elbisesi oldu|uj^ bile sormadı. Huysuz ama şirince, "Seninle kahvaltı istiyorum babamla değil," dedi. Jaymie kollarından isteğini kıpırdanarak belli etti ve "Peki efendim. Benhabt vereyim," dedi. Yine reddediliyor, şirinliği, ona yumu^ davranması bir işe yaramıyordu. Jaymie'nin kırgmlığr, yanlış anlıyor olabilir miydi? Dakikalar içinde duygular arasında gel-gitler yaşamasının yegâne sebebi Jaymie'ydı Edvvard odasından çıkıp büyük banyoya ilerledi. Jayıuıe bu arada kahvaltı sofrasını düzenledi ve Kral'm yaverine olumsuz yanıt verdikten sonra banyoya geldi.tesettür Edward ayılmak için duşun altında duruyor, beyni ikilemlerivfe baş etmeye çalışıyordu. Ruh hâlikarmakarışıktı. Jaynue elinde havlu beklerken antrenin zili çaldı. Hızla antrem geçti. Prens'in kahvaltıyı babasıyla etmek istemediğii'i belirttiği hâlde Kral'ı antrede görünce şaşırdı. Kral'ı hızla yemek salonuna alıp efendisinin on dakikaya kahvaltıda olacağını belirtti. Kral genç kızın üzerindeki köle kıyate tini ve hizmetçi köle tarzında toplanmış saçlarını gördüğünde şaşırmıştı. Aldığı duyumlara göre jaymie artık tam anlamıyla odalık olmuştu ama bu görüntü tam anlamıyla duyduklarına tezattı. Jaymie, Kral'a bir isteği olup olmadığını soracaktı ki avaz avaz Edvvard'ın se.si duyuldu Kral ve Jaymie göz göze geldiğinde Kral şaşkındı. Jaymie panikle selam verdi ve hızla banyoya geçti. Bir-iki dıkikı
onoe na/ık davranışlarına hiç uymayan bu baj^nş karşısında hd\vard kendine artık ınanamıyordu. Ha/amsız, bir o kadar huysuzdu çünkü yine Jaymie'den beklediği ilgiyi göremt'mıştı. Jaymie havluyu açarak uzattığında Edvvard nnckotu kötü ona baktı \ e, "Nerdesin? Beni ihmal ediyorsun, dı'dı sertçe.
"Özürdilerim efendim babanız gelmişti ona bak..." dediğinde Edvvard onu kollarından tuttu.
"Bana soğuk davranma Jaymie... Bana soğuk davranma. Kızdığın bir şey varsa söyle konuşabiliyorsun değil mi?" dedi onu kendine çekti ve sessizliğini koruyan kadına, “Söyle!" diye bağırdı.
"Babanız içerde efendim," dedi Jaymie utançla.
"Söyle!"
'Ben bir köleyim efendime kızmaya hakkım yok," ifadesiyle Edvvard iyice çileden çıktı. Jaymie sayesinde kendini aşk dilencisi gibi hissetti. Suçluluğu daha bir açığa çık-mışh ama neden kendini suçlu hissettiğini artık biliyordu. Genç kadını sarsarak bıraktığında banyonun yatak odasına açılan kapısından sinirle çıktı. Jaymie aynada yüzüne bakb^da burnu kızarmış gözleri dolmuştu, kendine çekidüzen verip yatak odasma geçti.
Kral iyiden iyiye afallamıştı.tesettür Edvvard'ın hiçbir kadına bırak bağırmayı, böyle kötü davrandığını duymamıştı. Sabah kahvaltıya geliş sebeplerinden biri de köle kıza olan ılşısmın ne derecede olduğunu öğrenmekti ve böylelikle korkulacak bir şey olmadığını öğrenmiş oldu. Tabii ona gwe...
jaymie, Edvvard'ın giyinmesine yardım ederken Prens bldurüa] gözlerle onu seyretti. Jaymie fırtmanın yakın ol-<iuğuıuı biliyordu. Satılacağına emindi. Ağlamamak için ''«dini zor tuttu. Artık
"Lisa'yla nişanlandın ama..." dedi Kral gülümserken "Onu da seçen sizdiniz. Sizi kırmak istemedim,' dei açık ve net bir dille. Kral gülümsedi ve konu politikli» kaydığında Edvvard daha rahattı. Kralla aylık işletder. sarayda yapılması gerekenlerden konuşarak iki saat süı» bir kahvaltı etti. Kahvaltı bitimine yakın antre zilinin çil masıyla Jaymie hızla yemek salonunu terk etti. Döndü^ de Kraliçe yanındaydı. Kraliçe hiçbir şev vaşanmamışgih mutlulukla içeri girdiğinde ilk evvel Kral'ın yanına geldi Yanağına eğilip cilveyle öperken gözü Edvvard'a kaydı ve "Günaydın Prens," dedi. Masaya oturduğunda jaymieûiw servis açmak için hazırlık yapacakken, "Ben kahvaltı ettim, aynca bir odalığın bana hizmet etmesini istemiyonım Bu utanç verici," dedi alçak gönüllü görünmeye çalışarak Tabii aslında bu bir meydan okumavdı. Hs bir sıntmay la Edvvard'a baktı ama bir tepki alamadı. Taşa dönüşen Edvvard'ın yüzünde donuk bir ifade vardı çünkü içind^ ki öfke dışa çıkmak için fırsat kolluyordu, Cffl^osi kendi neydi.. Öfkesi jaymie'yeydi... ÖtTesi içinde dışavunnava[V'Ularca Javnıie'y*- köle kı\.«tetinı nıymenn •'•ni, hı/rnet-^iNt köle ntbt davr.ıiAmâmo»mı ifacie etmişti ama Mı/ıınu («\«r\'memıjtı Sevdiği kadın ^çözüne soka soka, "Ik-n kt>-ifum, bu da benim ıınifonnam. Seni ve yalaı^ım redtlrdi-«ırunv," der^ıbi giyvli^i köle elbi!>ı>si onu adeta zıvanadan gıkanvordu fcdvvard o anda sanki aralarındaki duvarlann çıkmamasının seK'binin laymie'nın üzerindeki elbise oMu^ hissıvle doldu. Yumruklarını sıkarken Kralı^e'nin UvTt Edward'ın sabrında Jaymie için bardaj^ı taşıran son katlaydı. Sohbet bir süre daha devam etti. Kral ve Kraliçe etmek üzere kapıdan çıkarken Kraliçe'nin zafer kaz.anmış ■uduluğu y-üzüne yansımıştı. İstediği olmuş Edvvard allak hılkktı. Edvvard'a alayla baktı ve hiçbir şöylemeden kralın koKına girdi ve daireden ayrıldı. Jaymie mutfaktan çıkmış eknni kuruluyordu. Masaya geldi ve hiçbir şey olmamış fik toparlamaya başladığında Edvvard halen masadaydı. *\e yapıyorsun?" diye sorduğunda sesi ölümcüldü. Jay-ar “Masayı toplayacaktım, rahatsız ettim, özür dilerim «imdim," dedi panikle.
'Yok! Toparla, hatta ben sana yardım edeyim," dedi ve şaga kalkh. Masanın örtüsünden tutup yavaş yavaş çelerek masadaki her şeyin yere düşmesini sağladı. Jaymie korioıyla nefes alamadı. Edvvard'ın içindeki öfke dışarı gUıkça rahatlıyordu.
'Aslında her yeri beraber toplayabiliriz," diye bağırırın oda, dakikalar içinde savaş alanına döndü. Jaymie kor-iedan bembeyazdı. Olduğu yere mıhlanmış kıpırviama-te uranın ona gelmesini bekliyordu. Prens'in ava# ava/ It^ınşlannı saray halkı birbirlerine bakıp dinlivvr herke» nkuyla yorum bile yapamıyordu Kral onu rahat bırak nİMinı »oyledi. Zaten kimse yanına gilmeye
Evet, efendim," diye adeta inledi Jaymie.tesettür Ed-wJi\lıyuı bıraktı ve hı/la daireden ayrıldı. Jaymie’nin onu taunun.111 bacakları artık dayanamadı ve dizlerinin üzerine vMkiu Marie yanına j^elip yerde perişan hâldeki kıza sanidı w A/, kaldı kızım. Sabırlı ol!" diyerek gözyaşlarına bo^Klu Hır-ıki dakika iyinde Marie, Jaymie'yi odasına götürüp bamoya soktu, o duştayken köle kıyafetlerinin tamamını aldı ve dolabını yeniden düzenlemek için hareme jÇittı lavmie duşun içinde titriyor, bacakları onu taşımıyordu .\ncak susabildiği zaman duştan çıkabildi. Daisy odada vatağın içinde büzüşmüş ablasının banyodan çıkmasını beklerken hâlâ ağlıyordu. Salondan gelen gürültüleri duymuş ama korkudan odasından çıkamamıştı. Oysa ne çok ıstemişh ablasını kötü prensin elinden kurtarmayı...
lavmie banyodan çıktığında artık ağlamıyordu. Daisy vatajiından çıktı ve Jaymie'in morarmış kollarını korkarak okşadı, İki kolu birden Prens'in parmaklarının izini taşı-vordu jaymie boğuk sesiyle gülümsemeye çalıştı. "Hadi sana iş çıktı, şu sihirli dediğin kremi sürelim," dediğinde kardeşi hula banyoya kremi almaya gitti... Salon bir saatin içinde eski hâlini almış, kırılan her şeyin yerine sihirli değnek değmiş gibi yenileri konmuştu. Jaymie akşam için yine ne vemek hazırladı ne de sekreterinin her zaman Prens'e iletmesini istediği notlarla ilgilendi. Birkaç saat uyuma bahanesiyle yatağında duvara dönüp sessizce öylece kaldı. Sonraki saatler ders çalışmaya odaklanmak istedi ama aklını veremedi. Daisy onu neşelendirmeye çalıştıkça biraz rahatladı ve gülümsedi.
Gece olsun. Prens gelsin istemese de saat dokuz gibi Prens'in gelmesiyle jaymie odasından hızlıca çıkıp onu lurşılanıaya gitti, ne söyleyeceğini nasıl davranacağını ymebilmiyordu. Tek
fark etti ama çok geçti. Askılı beyaz ı lbısesi ı bol iniyor, saçları belini örtüyordu Çıplak ayi'""' lamaya çalışmanın bir anlamı yoktu. Edvvard sovu> 1 başladığında ona yardım etmekle etmemek arasında^ J "Banyo yapacak mısınız efendim?" diye korkuyla I Edvvard ters ters yüzüne baktığında bir adım geri atıp^ ' leyle cevap verdi. "Beni., beni yanınızda istiyor diye soracaktım," dedi telaşla. Edvvard öfkeyle elindek; şörtü üzerine geçirdi. "Hiçbir şey istemiyorum. Susbuaı diyerek salona geçti. "Yemek?" diye hırsla sordu ve »j bı almak için Jaymie'ye baktı. "Yemek salonda hazırlan! efendim," dedi telaşla, jaymie bir odalık gibi davranmavs çalışıyordu ama beceremediği kesindi. Hüvvardla yemeş oturması gerektiğini biliyordu ve oturdu da... ÇorbasE içerken ona bakan tanıdık aşçıya kaçamak bir tebessur gönderdiğinde Edvvard'ın cinleri yine geri geldi. Aşçy yanma çağırdı ve, "Sen buna çorba mı diyorsun?' dm azarladı. Aşçı korkuyla eğildi. "Özür dilerim efendin Ana yemek servisine başlamamızı ister misiniz?" diye sordu. Edvvard, Jaymie'ye döndü. "Sen beğendin herhalde, diyerek onu da azarlamayı ihmal etmedi, jaymie yıllat® aşçısına haksızlık edemezdi. Prens'e bakamadan, "Ev’et," dediğinde aşçının gözleri ışıl ışıldı. "Bitti mi?" dedi Edvvard sinirle bağıracak yer aradığı belliydi, jaymie kaşığım bıraktı "Evet, efendim," dedi çünkü zaten aç değildi. Gelen hizmetliler masayı toparlıyor, hepsi jaymie'ye kaçamak bakışlar atıyordu. Edvvard bağıracak kişiler bulmuştu. Sinirle hepsini kovarken jaymie, "Kâbus," dedi içinden. Prensle bırak vakit geçirmeyi, onunla aynı ortamda bulunmak bile canım yakmaya başlamıştı.tesettür yazdı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder